Tanım: Comprehension (Kavrama) Yaklaşım, dinlemeye verdiği önem açısından Total Physical Response yaklaşıma yakındır. Diğer metotlar ilk günden itibaren öğrencilerin hedef dilde konuşmasını savunur. 1960larda yapılan araştırmalar eğitimde önce anlamaya daha sonra üretime önem verilmesini güçlendirdi. Öğrenci hedef dilin nasıl çalıştığını öğrendikten sonra konuşma kendiliğinden (spontaneously) gerçekleşecektir. Konuşma kusursuz olmayacaktır ama ana dil gibi öğrenilecektir. Bebeklerin konuşmasını kimse bekleyemez ama duyduklarını algılamaya çalışırlar, çocuk hazır olduğunda konuşmaya başlar.
Bu gözlemleri hedef dilde uygulamaya çalışan bazı metotlar vardır :
1) Krashen and Terrell’s Natural Approach : Direct Metot ile ortak yönleri vardır. Çocukların basit kelime ve iletişim yeteneklerini geliştirmeleri vurgulanır. Öğrenciler başlarda konuşmazlar, öğretmen ise resimler ve bazen açıklayıcı olmak için ana dilde kelimeler kullanır. Eğer öğretmen hedef dili, öğrencilerin ustalık düzeyinde kullanıyorsa dil edinimi doğal olarak gerçekleşir. “Low affective fitler” yaratılarak iyi sınıf ortamı oluşturulur. Endişe azaltılırsa çocukların kendine güveni artar (boost). Öğrenciler hedef dilde konuşmayı başbelası olarak görmek yerine hazır olduklarında konuşma kendiliğinden gerçekleştirilir.
2) Winitz and Reed’s Self-Instructional Program : Bu metotta öğrenciler bir taraftan resimlere bakarken diğer taraftan teyp kaydından kelime, deyim, cümleler dinlerler. Resimlerin sağladığı içerik ile ifadelere verilen anlam bağlantılıdır. Öğrenciler konuşmadan, dinleyerek, anlatılan sözlerden resimleri seçerler.
3) New Lexical Approach : Michael Lewis tarafından geliştirilen bu metot, öğrencinin üretimi ile daha az, öğrencinin daha fazla bilgiyi algılayabilmesini ise daha çok önemser. Başlangıçlarda genelde öğretmen konuşur ve öğrencilerden neredeyse hiç sözel görev istemez. Bunun yerine öğrencilere hedef dilin sözcüksel (lexical) bilgilerini yükseltici alıştırmalar ve aktiviteler yaptırılır. Ayrıca çocukların multi-words lexical kalıpları öğrenmeleri de sağlanır.
4) James Asher’s Total Physical Pesponse (TPR) : Comprehension Yaklaşımının prensiplerinin uygulamaya konmuş halidir. Asher’a göre hedef dili anlamanın en hızlı ve en az stresli yolu öğretmen tarafından verilen komutları uygulayarak (ana dile çeviri olmadan) oluşturulur.
Deneyim ve Prensipler :
1) Öğretmen hedef dilde bir emir verir ve öğrenciler ile birlikte gerçekleştirir. Hedef dilde verilen anlam hareketler ile ifade edilir (convey). Öğrencilerin hafızası cevap şeklinde harekete geçer. Beynin sözlü olmayan davranışlarını sağ yarı küresi kontrol ettiğinden dil eğitimi yapıları buraya yönlendirilmelidir. Hedef dil kelime kelime değil büyük parçalar halinde (chunk) sunulmalıdır.
2) Öğrenciler konuşmaz. Öğrencilerin hedef dili anlaması, onların konuşmasından önce gelişmelidir.
3) Öğretmen komutları çabukça verir. Öğrenciler bedenlerini hareket ettirerek başlangıçta dilin bir bölümünü hızlıca (rapidly) öğrenebilir.
4) Öğretmen oturur ve gönüllülere komut verir. Emirler (imperative) öğretmenin öğrenci davranışlarını yönlendirebileceği güçlü bir araçtır.
5) Öğretmen gönüllülerden sonra diğer öğrencilere komutlar verir. Öğrenciler hareketleri kendileri yaparken olduğu gibi başkalarının hareketlerini gözlemleyerek de öğrenebilir.
6) Öğretmen ilk 6 komutun öğrenildiğinden emin olduktan sonra yeni komutlar verir. Öğrencilerin başardıklarını hissetmeleri çok önemlidir. Başarı hissi ve az endişe öğrenmeyi kolaylaştırır (facilitate).
7) Öğretmen komutların sırasını değiştirir. Öğrenciler sabit şekilde ezberlememelidir.
8) Öğrenci bir hata yaptığında, öğretmen komutu tekrarlar ve davranışı kendisi yapar. Düzeltme göze çarpmayan (unobsrusive) bir şekilde gerçekleştirilmeli.
9) Öğretmen çocukların daha önce duymadığı komutlar verir. Öğrenciler hedef dilde öğelerin birleşmelerinde esneklik geliştirmelidir. Onlar alıştırmalarda kullanılan cümleleri anlamaktan daha fazlasını öğrenmelidirler. Yenilikler (novelty) ayrıca motive edicidir.
10) Öğretmen “sıraya atla” der herkes güler. Öğrenme komik olduğunda daha etkili olur.
11) Öğretmen yeni komutları tahtaya yazar. Konuşma dili yazma dilinin üzerine vurgulanmalıdır.
12) Bir iki hafta sonra konuşmayan öğrenciler komut verirler. Öğrenciler hazır olduklarında konuşmaya başlarlar.
13) Bir öğrenci söyle der : “Shake hand with your neighbor”. Öğrencilerin ilk başladıklarında konuşmalarında hata yapmaları normaldir. Öğretmen onlara karşı toleranslı olmalıdır. Dilin ayrıntıları öğrenci usta (proficient) olana kadar sonraya bırakılmalıdır.
PRENSIPLER HAKKINDA:
1.”TPR” metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?
Öğretmen, öğrencilerin yabancı dilde iletişim öğreniminden zevk (enjoy) almalarını ister. Gerçekte TPR yöntemi stresi azaltmak ve bununla birlikte öğrencilerin çalışmalarına usta oldukları düzeyin ötesinde devam etmelerini desteklemek amacıyla geliştirilmiştir.
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?
Başlangıçta (initially) öğretmen bütün öğrenci davranışlarını yönetendir. Başta öğrenciler öğretmenin sözel olmayan modelliğinin taklitçileridir (imitator). Genel olarak 10-20 ders saati sonrasında bazı öğrenciler konuşmaya hazır olacaklardır. Bu noktada öğretmen ile öğrenciler arasında rol değişimi (role reversal) olur.
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?
İlk olarak modellik yapılır. Öğretmen birkaç öğrenciye komut verir ve davranışı onlarla birlikte kendisi de yapar. Daha sonra öğrenci komut verir ve öğrenciler yalnız davranışı gerçekleştirir. Bu noktada öğrenciler anladıklarını gösterme fırsatı bulur.
Daha sonra öğretmen komut öğelerini tekrar düzenler. Böylelikle öğrenciler daha önce görmedikleri yapılar için esneklik geliştirirler. Bu komutlar genelde gülünç (humorous) olur.
Bazı sözel komutlar öğrenildikten sonra öğrenciler okumayı ve yazmayı öğrenir. Öğrenciler konuşmaya hazır olduklarında öğretmen yerine birbirlerine komut verirler. Bu aşamada aktiviteler oyunlar ve şakalar (skit) içerir.
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?
Öğretmen bütün bir grupla ve öğrencilerle teker teker etkileşim kurar. Başlangıçta bu öğretmenin konuşması ve öğrencilerin konuşmadan cevap vermesi halindedir. İleriki seviyelerde öğrenciler daha fazla konuşacaklarıdır.
Öğrenciler birbirlerini izleyerek de öğrenebilirler. Yinede Asher, öğrendiklerini yitirmemesi için gözlemcilerin komutları anladıklarını sunmaları gerekir.
5. Dil ve kültür nasıl görülür?
Ana dilin edinimi gibi sözel modellik önce gelir. Kültür ise insanların dili doğal olarak kullanacaklar bir yaşam biçimidir.
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?
Dilin bölümlerinden kemle bilgisi ve grammar yapıları önemsenir. Bunlar emirler halinde verilir. Emirler basit kelimeler veya bileşik kelimler halinde verilebilir. Emir kalıplarının kullanılmasının nedeni ana dil öğreniminde aynı durumun sık sık (frequency) oluşmasıdır.
Söyleneni anlamak, söylemekten önce gelmelidir. Konuşma dili yazılı dilden daha çok vurgulanır. Öğrenciler ilk 10 saatte davranışını yaptıkları komutları okumayı öğrenemezler.
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?
TPR yöntemi öğrencilerin ana dilinde tanıtılır. Tanıtımdan sonra ana dil nadiren kullanılır. Anlam vücut hareketleriyle bağlantılı olarak doğrulanır.
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?
Öğretmenler öğrenci davranışlarını inceleyerek anlayıp anlamadıklarını hemen fark edeceklerdir. Resmi değerlendirme öğretmenin öğrencilere komutlar vermesiyle gerçekleştirilebilir. Öğrenciler öğrendikçe skeç performansları ile de değerlendirme yapılabilir.
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?
Öğrencilerin ilk konuşmaya başlamalarıyla hatalar yapmaları doğaldır. Öğretmen tolerans göstermeli ve sadece ana hataları düzeltmelidir. Bu hatalar göze batmadan düzeltilir. Çocukların yeteneği arttıkça daha küçük hatalara dikkat gösterilir.
TEKNIKLER:
Using Commands to Direct Behavior :
Komutların kullanılması TPR metodunda ana yöntemdir. Öğretmen derste zaman kaybetmemek amacıyla dersten önce hangi komutları vereceğini hazırlamalıdır. Öğrencilerin komutlara davranışla karşılık vermeleri öğrenip öğrenmediklerini gösterir.
Öğretmen daha sonra komutların sırasını değiştirmelidir. Böylelikle öğrenciler komut sırasını ezberlememiş olur. Öğrencilere başaracakları hissettirilmelidir. Bu nedenle öğretmen yeni komutları hemen vermemelidir. Öğretmenin bir seferde üç komut vermesi önerilir.
Dilin ne kadarlık kısmı bu şekilde komutlarla öğretilebilir? sorusuna Asher, bütün grammar türleri komutlar yardımıyla öğretilebilir cevabını verir (Class, if Ingrid walked to the blackboard, stand up).
Role Reversal :
Öğrenciler diğer arkadaşlarına ve öğretmene komutlar verebilir. Asher’a göre öğrenciler 10-20 dersin ardından konuşmak isteyeceklerdir. Öğrenciler hazır olmadan konuşmaları için cesaretlendirilmemelidir.
Action Sequence :
Öğretmen birbiriyle alakalı birçok sıralı komut verebilir. Öğrenci öğrendikçe bu tür komutlar arttırılır. Bu tür birbirini izleyen komutlar “action sequence/operation” olarak adlandırılır. Örneğin :
Take out a pen. Seal the envelope.
Take out a piece of paper. Write the address on the envelope.
Write a letter. Put a stamp on the envelope.
Fold the letter. Mail the letter.
Put it in an envelope.